• sözlük
  • dictionary
  • wörterbuch
  • çeviri
Genel Arama
Çeviri
Eski Arayüz
Web Arama
KELİME
     

Çevirmek istediğiniz metni girin:
200 karakter kaldı
Kaynak Dil: Hedef Dil:
Google Translate
KELİME
     
Dil Seçimi
»
|

Türkçe » İngilizce Yukarı
konuşan
  • {A} talking, speaking, spoken
  • {N} talker
  • {SUFF} -spoken
konuşan talking, speaking, spoken adj.

Türkçe » İngilizce İlişkili Sonuçlar Yukarı
açık saçık konuşan kimse
  • {N} obscene talker
ağır konuşan kimse
  • {N} hatchet man
akıcı konuşan
  • {A} voluble
aleyhte konuşan kimse
  • {N} detractor
arkadan konuşan
  • {N} backbiter
arkadan konuşan kimse
  • {N} backbiter
İngilizce konuşan bir avukata ihtiyacım var.
  • {PHR} lawyer: I need an English-speaking lawyer.
az konuşan
  • {A} self-contained
Yürüyen ve konuşan oyuncak bebekleriniz var mı?
  • {PHR} doll: Do you have any dolls that walk and talk?
boş konuşan
  • {A} windy
boş konuşan kimse
  • {N} driveler, driveller [Brit.], gasbag
Burada İngilizce konuşan biri var mı?
  • {PHR} here: Does someone here speak English?
dobra dobra konuşan
  • {A} downright, plain spoken
Fransızca konuşan
  • {A} francophone
Fransızca konuşan kimse
  • {N} francophone
gırtlağından konuşan
  • {A} throaty
güzel konuşan
  • {A} well-spoken, conversational, silver-tongued, eloquent
güzel konuşan kimse
  • {N} conversationalist, orator
hakkında iyi konuşan kimse
  • {N} well-wisher
hararetli konuşan
  • {A} tub-thumping