• sözlük
  • dictionary
  • wörterbuch
  • çeviri
Genel Arama
Çeviri
Eski Arayüz
Web Arama
KELİME
     

Çevirmek istediğiniz metni girin:
200 karakter kaldı
Kaynak Dil: Hedef Dil:
Google Translate
KELİME
     
Dil Seçimi
»
|
İngilizceyi ana diliniz gibi konuşmak için klasik yöntemlere son. Hemen Tıklayın!

Türkçe » İngilizce Yukarı
gece
  • {A} nocturnal
  • {ADV} night: at night, night: in the night, night: by night, nocturnally
  • {N} night
  • {PREF} noct-
geçe
  • {PREP} past
gece
1. night, nighttime.
2. evening, eventide.
3. at night.
4. in the evening.
5. overnight.
6. soiree, evening, night, celebration.
7. nocturnal, night.

gece baskını night raid.

gece bekçisi night man, night watchman.

gece gösterisi evening showing or performance (of a film or play).

gece gündüz night and day, continuously.

gece gündüz dememek to take no account of the time of day.

geceyi gündüze katmak to work night and day, work very hard.

gece hayatı night life.

geceniz hayırlı olsun. Good night.

gece işçiliği slang night thieving.

gece işçisi
1. workman on the night shift, night man.
2. slang night burglar.

gece kalmak /da/ to stay overnight (in/at), spend the night (in/at).

gece körlüğü night blindness.

gece kulübü nightclub.

gece kuşu
1. bat; owl, night bird.
2. night person, night owl, nighthawk.
3. night lifer.

gece lambası night-light.

gece maçı sports night game.

gece silahlı, gündüz külahlı someone who is a Jekyll-and -Hyde sort of person.

gece vakti
1. at night.
2. in the evening.

gece vardiyası night shift.

gece yarısı
1. midnight.
2. in the middle of the night.

gece yatısı overnight visit.

gece yatısına gitmek /a/ to go to (someone´s) for an overnight visit, go to (someone´s) to spend the night.

gece yatısına kalmak to be an overnight guest, stay overnight.
geçe prov. side, edge (of a stream, body of water, street, etc.); side, flank (of a hill, mountain, etc.).
geçe (for indication of time) at ... past ...: saat dokuzu on geçe at ten past nine.

Türkçe » İngilizce İlişkili Sonuçlar Yukarı
alacaklıdan gece gizlice kaçan borçlu
  • {N} fly-by-night
Bu gece için bilet yok.
  • {PHR} ticket: There are no tickets for tonight.
Binbir Gece Masalları
  • {NPR} Arabian Nights
bir gece düşünmek
  • {V} sleep on it
bir gece için olan
  • {A} overnight
bir gece kalma
  • {N} overnight stay
Bu gece için boş yeriniz var mı?
  • {PHR} leave: Are there any seats left for tonight?
bütün gece
  • {ADV} night: all night, night: all night long, nightlong
bütün gece açık olan
  • {A} all-night
dört ile gece oniki arası mesai
  • {N} swing shift
dün gece
  • {N} night: last night, overnight
ek iş olarak gece çalışma
  • {N} moonlighting
evde kalmak (gece)
  • {V} sleep in
felekten bir gece çalmak
  • {ID} night: make a night of it
felekten bir gece yaşamak
  • {V} spree: go on a spree
2 gece kalacağım.
  • {PHR} night: I will stay 2 nights.
bu gece
  • {ADV} tonight
Bu gece için planlarınız neler?
  • {PHR} tonight: What are your plans for tonight?
Gece ayrılıyorum.
  • {PHR} evening: I am leaving in the evening.
Kaç gece için?
  • {PHR} night: For how many nights?