• sözlük
  • dictionary
  • wörterbuch
  • çeviri
Genel Arama
Çeviri
Eski Arayüz
Web Arama
KELİME
     

Çevirmek istediğiniz metni girin:
200 karakter kaldı
Kaynak Dil: Hedef Dil:
Google Translate
KELİME
     
Dil Seçimi
»
|

İngilizce » Türkçe Yukarı
under the circumstances bu durumda, hal böyle olunca.
under the circumstances öyle ise, o halde, bu durumda, bu şartlar altında.
under the circumstances * öyle ise, o halde, bu durumda, bu şartlar altında.

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
accommodate oneself to circumstances
  • {V} ayağını yorganına göre uzatmak
circumstances {'sɜ:rkəm,stænsız}
  • {N} zenginlik, şart: şartlar, varlık, koşul: koşullar
extenuating circumstances
  • {N} neden: hafifletici nedenler
in good circumstances
  • {A} hali vakti yerinde
under no circumstances
  • {ADV} hiçbir suretle, hiçbir şekilde
under this circumstances
  • {ADV} bu şartlar altında
be in straitened circumstances
  • {V} eli darda olmak
be in straitened circumstances yoksulluk içinde yaşamak, darlık içinde olmak.
in easy circumstances/on easy street hali vakti yerinde, varlıklı.
in the circumstances bak. under the circumstances. pomp and circumtance tantana, debdebe.
narrow circumstances fakirlik, parasızlık, darlık.
under no circumstances hiçbir şekilde.
be in straitened circumstances * yoksulluk içinde yaşamak, darlık içinde olmak.
circumstances * durumlar, koşullar * mali durum
extenuating circumstances Hukuk * hafifletici sebepler.
in easy circumstances * hali vakti yerinde, varlıklı.
narrow circumstances * fakirlik, parasızlık, darlık.
pomp and circumstances * debdebe ve tantana.
under no circumstances * hiçbir şekilde.
circumstances durumlar