• sözlük
  • dictionary
  • wörterbuch
  • çeviri
Genel Arama
Çeviri
Eski Arayüz
Web Arama
KELİME
     
Çevirmek istediğiniz metni girin:
200 karakter kaldı
Kaynak Dil: Hedef Dil:
Google Translate
KELİME
     
Dil Seçimi
»
|
Türkçe » İngilizce İlişkili Sonuçlar Yukarı
edebiyat
  • {N} literature, belles lettres, polite letters, letter: letters
edebiyat ,-tı literature. E

__ Fakültesi the College of Literature, Arts, and Social Sciences (in Istanbul University).

__ yapmak to talk or write bombastically, talk or write in purple prose.
edebiyat edebiyat{ı} * literature.
edebiyat literature
edebiyat literature

Türkçe » Fransızca İlişkili Sonuçlar Yukarı
edebiyat littérature [la], les belles lettres

Türkçe » Almanca İlişkili Sonuçlar Yukarı
edebiyat
  • {N} Belletristik (F), Literatur (F), Schrifttum (N)
edebiyat Literatur [die], Belletristik [die]
edebiyat e Literatur.
edebiyat Literatur f
edebiyat Literaturen

Türkçe » Rusça İlişkili Sonuçlar Yukarı
edebiyat
  • {A} литературный
  • {N} литература (F), беллетристика (F), эпос (M)

Türkçe » İspanyolca İlişkili Sonuçlar Yukarı
edebiyat literatura /f/ edebiyat fakültesi facultad de le

Türkçe » İtalyanca İlişkili Sonuçlar Yukarı
edebiyat letteratura

Türkçe » Yunanca İlişkili Sonuçlar Yukarı
edebiyat λογοτεχνία, γραμματολογία
Yunanca Sözlük'e katkılarından dolayı TÜM YAZILIM'a teşekkür ederiz.

Türkçe » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
edebiyat Olay, düşünce, duygu ve imajlarin dil araciligi ile biçimlendirilmesi sanati, yazin, literatür * Bir bilim kolunun türlü konulari üzerine yazilmiş yazi ve eserlerin hepsi literatür * Içten olmayan, gereksiz, boş sözler

Osmanlıca » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
EDEBİYAT Düşünce, duygu veya herhangi bir hakikatı veya herhangi bir fikri yazı veya sözle, manzum veya nesir halinde güzel şekilde ifâde san'atı. Bu san'atla uğraşan ilim kolu. * Edebiyata âit yazıları toplayan kitap.Edebiyatın sözlük anlamından biri de edebe, yani terbiyeye uygun söz söylemektir. Demek ki edebiyatçı edepli olmalı, edepsizce söz ve yazılar edebiyat olamaz.(Edebiyatta vardır üç meydan-ı cevelân; onlar içinde gezer, haricine çıkamaz: Ya aşkla hüsündür, ya hamâset ve şehâmet, ya tasvir-i hakikat. İşte yabani edebse hamâset noktasında hakperestliği etmez.Belki zâlim nev-i beşerin gaddarlıklarını alkışlamakla kuvvet-perestlik hissini telkin eder. Hüsün ve aşk noktasında, aşk-ı hakiki bilmez.Şehvet-engiz bir zevki nefislere de zerkeder. Tasvir-i hakikat maddesinde, kâinata san'at-i İlâhî suretinde bakmaz;Bir sıbga-i Rahmanî suretinde göremez. Belki tabiat noktasında tutar, tasvir ediyor; hem ondan da çıkamaz.Onun için telkini aşk-ı tabiat olur. Maddeperestlik hissi, kalbe de yerleştirir; ondan ucuzca kendini kurtaramaz.Yine ondan gelen, dalâletten neş'et eden ruhun ıztırabatına, o edepsizleşmiş edeb (müsekkin, hem münevvim); hakiki fayda vermez. S.)

Sonuclarinin bu ekranda cikmasini istemediginiz dilleri kaldirabilirsiniz. Bunu yapmak icin Ayarlar bölümümüzü ziyaret ediniz! (Dikkat! Aradığınız kelimenin sonucunu göremeyişiniz o dili devre dışı bıraktığınızdan dolayı olabilir. Tekrar etkinleştirmek için Ayarlar'a gidiniz.)