• sözlük
  • dictionary
  • wörterbuch
  • çeviri
Genel Arama
Çeviri
Eski Arayüz
Web Arama
KELİME
     

Çevirmek istediğiniz metni girin:
200 karakter kaldı
Kaynak Dil: Hedef Dil:
Google Translate
KELİME
     
Dil Seçimi
»
|

İngilizce » Türkçe Yukarı
neck Dinle! {nek}
  • {N} boyun, boğaz, yaka, kıstak
  • {V} sarmaş dolaş olmak [Amer.]
neck i.

f. boyun; boyun gibi şey; iki kara parçasını birleştiren dil, kıstak; boğaz; müz. keman sapı; elbise yakası;

f. A.B.D., (argo) sevişirken kucaklaşıp öpüşmek. neck and neck yarışta at başı beraber. break ones neck boynu kırılmak; azami gayreti sarfetmek. fall on ones neck birinin boynuna sarılmak. get it in the neck ağır darbe yemek. risk ones neck hayatını tehlikeye koymak. stiff neck tutulmuş boyun. wry neck eğri boyun.
neck i.
1. boyun.
2. (elbisede) yaka.
3. (şişede) boyun, boğaz.
4. (telli çalgılarda) sap.
5. coğr. kıstak.

f. k. dili (iki sevgili) sarmaş dolaş öpüşmek.
neck boyun
neck neck nek İsim * boyun. geography * kıstak. * (telli çalgılarda) sap. * elbise yakası. * (şişede) boyun, boğaz. Fiil, slang * sevişirken kucaklaşıp öpüşmek.

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
crane one's neck
  • {V} boynunu uzatmak
get it in the neck
  • {ID} ceza: ağır ceza görmek, işten çıkarılmak
the nape of the neck
  • {N} ense
back of the neck
  • {N} ense
break the neck of a task
  • {ID} işin çoğunu yapıp bitirmek, çoğunu bitirmek
Can you cut a little more off the neck?
  • {PHR} ense: Ensemi biraz daha kısaltır mısınız?
Can you measure my neck?
  • {PHR} yaka: Yakamı ölçer misiniz?
crick in one's neck
  • {N} boyun tutulması
crick one's neck
  • {N} boyun: boynu tutulmak
fall on one's neck
  • {V} boyun: boynuna sarılmak
have a stiff neck
  • {V} boyun: boynu tutulmak
risk one's neck
  • {V} hayatını tehlikeye atmak
stiff neck
  • {N} lumbago, boyun: tutulmuş boyun, boyun tutulması, inatçılık
neck and crop
  • {ADV} tamamen, olduğu gibi, palas pandıras
neck and neck
  • {ADV} başabaş
neck chain {'nektʃeın}
  • {N} zincir kolye
pain in the neck
  • {N} baş belâsı, can sıkıcı tip
polo-neck Dinle!
  • {A} boğazlı, balıkçı yaka, polo yaka
save one's neck
  • {ID} postu kurtarmak
scruff of the neck
  • {N} ense