• sözlük
  • dictionary
  • wörterbuch
  • çeviri
Genel Arama
Çeviri
Eski Arayüz
Web Arama
KELİME
     

Çevirmek istediğiniz metni girin:
200 karakter kaldı
Kaynak Dil: Hedef Dil:
Google Translate
KELİME
     
Dil Seçimi
»
|

İngilizce » Türkçe Yukarı
try Dinle! {traı}
  • {N} deneme, çaba, atış hakkı (ragbi)
  • {V} denemek, gayret etmek, teşebbüs etmek, çalışmak (yapmaya), sınamak, yormak, taşırmak (sabır), yargılamak, tatmak
try f.

i. uğraşmak, çalışmak; teşebbüs etmek, kalkışmak; denemek, tecrübe etmek, imtihan etmek, sınamak; araştırmak, teftiş etmek, tetkik etmek, tahkik etmek; huk. yargılamak, muhakeme etmek, davasını görmek; yormak; eritmek; arıtmak; tasfiye etmek;

i. çalışma, uğraşma; deneme, tecrübe. try for elde etmeye çalışmak. try on prova etmek, giyip denemek. try out birisinin kabiliyetini denemek. try square ayarlı gönye. Just try and catch me ! kd.ili Haydi, yakala bakalım ! try conclusions with ile boy ölçüşmek. try ones hand at denemek, el atmak. Try try again. Sebat et.
try f.
1. çalışmak, uğraşmak: They are trying to finish the project on time. Projeyi zamanında bitirmeye çalışıyorlar.
2. kalkışmak, girişmek: Don´t you dare try to reprogram that computer. Sakın o bilgisayarı yeniden programlamaya kalkışma.
3. denemek, sınamak: Try this new medicine. Bu yeni ilacı dene.
4. yormak: Small print tries the eyes. Küçük harfler gözleri yorar.
5. huk. yargılamak.
6. gayret etmek: He is trying very hard. Çok gayret ediyor.

i.
1. çalışma, uğraşma.
2. deneme: He succeeded on the second try. İkinci denemede başardı.
try try tray Fiil * çalışmak, uğraşmak. * kalkışmak, girişmek. * denemek, sınamak. * yormak. Hukuk * yargılamak. * gayret etmek. İsim * çalışma, uğraşma. * deneme.
try uğraşmak, çalışmak; teşebbüs etmek, kalkışmak; den